Karlı yayladaki “Gesang” çiçeği

Karlı yayladaki “Gesang” çiçeği

Tibet’te yaygın olan güzel bir rivayet vardır:

Sekiz taçyapraklı Gesang adlı çiçeği bulan kişi, kim olursa olsun mutluluğu bulmuş demektir.

Tibetliler Gesang çiçeğinin sevgi ve sadeliği simgelediğini düşünüyor. Narin ve büyüleyici olarak tanınan Gesang çiçeği, ince olmasına rağmen “güçlü”dür. Yaylada güneşi seven Gesang çiçeği karlı hava koşullarına da dayanıklıdır. Gesang, Tibetçe’de “mutluluk” demektir, bu nedenle Gesang çiçeği “mutluluk çiçeği” olarak da adlandırılıyor. Sevgili dinleyiciler, bugünkü programımızda sizlere Tibetlilere mutluluk getiren Gesang çiçeği gibi mutlu olan Tibetli hayvancılık uzmanı Tsamyou’nun hikayesini anlatmak istiyorum.

Soğuk kış aylarına girilmesine rağmen uçsuz bucaksız Changtang yaylasında kış için hazırlanan yemleri yiyen ve serbestçe dolaşan koyunlar ve sağa sola koşuşan güçlü yaklar görülüyordu. Anduo ilçesinde yaşayan çoban Tsering Chodron, elindeki kovada yeni sağdığı sütü taşırken mutluluğunu gizleyemiyordu. Tsering Chodron şunları söyledi:

“Daha önce yetiştirdiğim sığır ve koyunlar, ancak aileme yetiyordu. Kar felaketi yaşandığında hayvanların çoğu telef oldu ve çok zarar ettik. Tsamyon hoca bize yetiştirme tekniğini öğrettikten sonra sığır ve koyunlarımız daha iyi yetişiyor ve daha çok süt alıyoruz. Yılda sadece süt satışından birkaç bin yuan gelir elde ediyoruz.”

Tibet Ziraat Akademisi’ne bağlı Veterinerlik Enstitüsü’nden Doçent Tsamyon, esas olarak inek ve keçi yetiştirme ve otlatma üzerinde araştırmalar yapıyor. Tibet bölgesinde yaşayan çobanların süt üretimini arttırmasına ve gelirlerini yükseltmesine büyük katkı yapan Tsamyon’u çayırda açan Gesang çiçeği gibi herkes tanıyor.

Rikazı’da büyüyen Tsamyon, köylü ve çobanların para kazanmasının kolay olmadığını iyi biliyor. Hayvan yetiştirme konusundaki bilgi yetersizliğinden dolayı büyük emek vermelerine rağmen iyi para kazanamayan aileleri görünce çok acı duyan Tsamyon, öğrendiği bilgilerle memleketinde yaşayanların koşullarını düzeltmeye daha küçük yaşlarında karar verdi.

Tsamyon, bu hedefle 19 yaşında iken Kuzeybatı Ziraat Fakültesi’nin sınavını kazandı. Hayvancılık bölümünde okuyan Tsamyon 4 yıl sonra üniversiteden mezun olduktan sonra Tibet Ziraat ve Çobanlık Enstitüsü’nde veteriner olarak çalışmaya başladı. Memleketi için bir şeyler yapmak isteyen Tsamyon 1995 yılında çalışmak için Tibet Veterinerlik Enstitüsü’ne gitti. Tsamyon, bir köyde araştırma yaparken bölgede hayvan beslenmesi konusunda bir boşluk olduğunu fark etti. Tsamyon, bu alandaki boşluğu doldurmak için 31 yaşında olmasına rağmen öğrenime devam etme kararı aldı. 2004 yılında Çin Tarım Üniversitesi Hayvan Beslenmesi anabilim dalında doktorasını tamamlayan Tsamyon’un, daha önce çalıştığı enstitüye döndükten sonra yaptığı ilk iş, hayvanın beslenmesiyle ilgili araştırma kurumu oluşturmak oldu.

Tsamyon’un çalışma arkadaşı Qu Guangpeng şöyle konuştu:

“Tsamyon’u mesai saatleri dışında sık sık laboratuvarda çalışırken görüyorum. O boş zamanlarını hep öğrenmek, istatistik çıkarmak ve tahlil yapmakla değerlendiriyor. Tsamyonu’un tatillerde ve bayram günlerinde bile laboraturda çalıştığını gören biz gençler bundan çok etkilendik ve duygulandık. O, bizim örnek aldığımız bir kişi.”

Tsamyon, Tibet’in birçok tarım ve hayvancılık bölgesini adım adım dolaştı ve bundan dolayı birçok köylünün, çobanın ve iş arkadaşının gözünde sonsuza kadar açılan bir Gesang çiçeği oldu.