Çin’den Kültür Devrimi

Çin’den Kültür Devrimi

Küresel krizle birlikte ekonomik büyümenin motoru haline gelen Çin, sanatta da yarım asırlık ABD tekelini devirdi. Artık sanat pazarının üçte biri Çin’in hâkimiyetinde.

Küresel kriz sadece ekonomik gelişmenin ağırlık merkezini Çin’e kaydırmadı, aynı zamanda sanatın merkezini de Çin’e taşıdı. Henüz 10 yıl öncesine kadar devasa fabrikalarda Picasso kopyalayıp ihraç eden Çin, 2010’da küresel sanat pazarındaki payını yüzde 33’e çıkardı ve ilk kez ABD’nin tekelini kırdı. Bu durum, küresel sanat pazarının otoritelerince ironik bir gelişme olarak yorumlanıyor. Zira, devrimci önder Mao’nun kurucu ideolojisi olan ‘kültür devrimi’, farklı bir anlamda da olsa küresel kapitalizmin elleriyle hayata geçmiş oluyor.

2010 Küresel Sanat Piyasası raporunu açıklayan Artprice’ın CEO’su Thierry Ehrmann da benzer bir espriyle raporu yorumladı: “Batı için tam bir şok. Küresel sanat piyasasının tarihinde bir dönüm noktası. Çin gerçek anlamda kültür devrimine imza attı.” Artprice CEO’sunun yorumuna uygun olarak raporu, kapağına Mao’nun kültür devrimini temsil eden bir resimi koyarak yayımladı.

1950’lerden beri ABD hâkimiyetinde olan pazarda Çin; 2007’de Fransa’yı, 2009’da İngiltere’yi geçti. Artprice’ın raporuna göre Çin’in müzayede geliri 2005’te sadece 12 milyon dolardı. En yüksek gelire 2007’de 86 milyon dolar ile ulaşan Çin, 2009’da 84 milyon dolarlık satış yaptı. 2010’da ise muazzam bir patlama yaşayan Çinli müzayede evleri 500 milyon dolara yakın gelirle 400 milyon dolarlık ABD’yi solladı. Artprice CEO’su Ehrmann tüm bu gelişmeleri sürpriz görmüyor.

2008’de küresel krizi tetikleyen ABD ekonomisinin simgesi Lehman Brothers’ın batması, Çin’i ekonomik iyileşmenin motoru haline getirdi. Bu zenginleşme küresel sanat pazarının ağırlık merkezini de Çin’e kaydırıyor. Forbes’ın açıkladığı milyarderler listesinde Çinlilerin sayısının 69’dan 115’e fırlaması da bu gerçeği teyit ediyor.